Cihangir’in Lounge’u: Salon
Şubat 5, 2007
Biz eskiden kadife berjerli, kristal avizeli yerlerde kahve içmezdik. Öyle yerlere (Pera Palas, The Marmara’nin lobisi vb.) orta yaşlı insanlar gider, merasimle kahve içerdi. Gençler rahat yerleri severdi, Ortaköy’e, Bebek Kahvesi’ne falan gidilirdi.
Şimdi Starbucks’lar da dahil olmak üzere kafe ya da kahvehane olan her yer “lounge” havasında. Kristal avizeler, varaklı aynalar, kadife koltuklar… Sevdik biz bu “konsept”i. Gerçi biz dünyanın hiçbir yerinde olmayan bir istatisiğe sahibiz: bir fincan kahve içip 45 dakika kafede oturma. Yayılacak rahat koltuklar da olunca nasıl sevmeyiz biz o kafeyi?
Sıraselviler Caddesi üzerindeki Fotoğraf Cafe, çıkmaz sokağa yerleştirdiği masalarıyla Firuzağa Kahvesi’nden sonra Cihangir’de en sevilen yerlerden biriydi. Şimdi orası Salon Cihangir oldu. Dekorasyonu değişti. Hani o sevdiğimiz “lounge” tarzına dönüştü. Salon’un sahipleri Fatma Keskin ve Melih Doğan. Melih, Cafe Frappe’den bu yana yıllardır Beyoğlu’nun en beğenilen kafelerini işletiyordu. Yakın zamanda Salon Cihangir de Taksim civarının en “in” kafelerinden biri haline gelecek gibi görünüyor.
Henüz deneme fırsatım olmadı ama, Salon’un yemeklerinin harika olduğunu tahmin ediyorum. Melih yemek konusunda titizdir, Frappe’yi bilenler bilir, o küçücük mutfakta neler yapılıyordu… Kendi sitesi açılana kadar ayrıntılara taksim.com‘dan ulaşabilirsiniz.
NOT: Diğer blogumda Polo Patisserie&Cafe‘yi yazmıştım. “Laptopuyla ayrılmaz ikili haline gelenlere wireless internet de var, yayılın iyice…” diye. Salon da “lounge” havasında ya, üstelik wireless internet de var ya… Oooh, sizi yerinizden kaldırabilene aşkolsun…
Entry Filed under: Yepyeni. .

Trackback this post | Subscribe to the comments via RSS Feed